1. Yeni Savaş Silahları ve Yıldızlar Savaşına İlk Adım

İnsanoğlunun Dünyanın çevresindeki kozmik uzaya çıkması, Ayın yüzeyine inip kalkması ve gezeğenlere cihazları gönderebilmesi bilimin ve özellikle teknolojinin yaklaşık 30 yıl önceki mucizesidir. Bilindiği gibi bu yönde ilk önemli adımı Sovyetler Ülkesi atmıştır ve Yuriy Gagarin’in kozmosa uçuşu, kozmik çağın başlangıcı olmuştur. Kozmosa ilk insan uçuşu 1961 yılda baş vermişti ve bu tarihi olay Rus mucizesi adlanır. Bu yıl, bu tarihi olayın 45 ve Gagarin’i kozmosa uçuran kıtalar arası füzelerin yapımına ilk adımın 60 yılıdır.

Ben teorik fiziğin ve özellikle astrofiziğin çok farklı konularında çalışmış biriyim. Hiçbir zaman füze konusuna yakın konularda çalışmadım. Ama benim bilim danışmanım, çok farklı konularda çalışmaları ile Dünyada iyi tanılan, fizik, fiziksel kimya ve matematik dallarında 27 farklı konuda kitap yazmış, üç defa Sovyet Ülkesi kahramanı adını kazanmış Yakov Zeldovich (1914-1988) bu konuda da çalışmıştır. Zeldovich 21 yaşında doktor, 25 yaşında fizik-kimya konusunda profesör, 35 yaşında (1949 yılında), Sovyet kahramanı unvanını Katyuşa denilen füzenin üretilmesinde sağladığı katkılardan aldı. Sonra, Y. Zeldovich, bu unvanı, atom (1954) ve hidrojen (1956) bombalarının yapımında sağladığı katkılardan aldı. Sovyetler Birliği’nde (1917 – 1992 yılları arasında), Y. Zeldovich gibi, üç kere Sovyet kahramanı unvanını kazanmış bilim adamı ve mühendis sayısı, sadece sekiz kişi olmuştur. Bunların içinde, Akademi başkanlarından üç kişi; atom üzere bütün incelemelerin başkanı fizikçi İ. Kurchatov (1949, 1951, 1954), farklı konularda çalışan deney yapan fizikçi A. Aleksandrov (1954, 1960, 1973) ve matematik-mekanikçi, jet uçaklarının dayanıklılığı üzerinde en büyük uzman olan M. Keldısh (1956, 1961, 1971). Yeni tip uçaklar icat edenler, S. İlyushin (1941, 1957, 1974) ve A. Tupolev (1945, 1957, 1972) gibi temel ve teknoloji bilimcileri vardı. Diğer ikisi ise Zeldovichle atom ve hidrojen bombalarını yapan Yr. Hariton (1949, 1951, 1954) ve A. Saharov idiler. (Bu üç Yahudi kökenli fizikçi içinden, Nobel ödülü almış Saharov bir jübile makalesinde benim işime büyük değer vermiş, ama ben burada onun bir Türk insanları karşısı olduğunu kayıt etmek istedim. Türkiye de normal olarak, düşünülmeden Batıdaki fikirler yayılmaktadır ve böyle olduğundan Saharov’a da Gorbachov gibi hak etmedikleri saygı vardır. Gerçekte bu iki kişiye Müslümanların saygısı olması çok yanlış.)

Parçacık, çekirdek ve atom fiziği benim iyi anladığım ve azda olsa çalıştığım konulardan olduğundan, farklı atom bombalarının yapımından yazmak daha kolay ve mantıklı olurdu. Ama, Kozmosa Uçuşlarla bağlı jübile tarihi ve Yıldızlar Savaşı programının Sovyetler Ülkesinin çökmesine yardımcı olması nedenleri ile, bu yazıya başladım. 1964’ten 1988 yılına kadar Zeldovich ve onun bazı bombalar üzere çalışan arkadaşları ile tanıştığımdan (örneğin Hariton, Saharov ve Fizik Nobel ödülü almış Ginzburg V.), onlardan duyduklarımı da ara sıra kullanmış olurum.

Bilindiği gibi Sovyet sisteminde özel mülkiyet (toprak, fabrika, otel ve benzer) olmuyor ve tüm kaynaklar (yer üstü, yer altı ve insan) hepsi parti lideri olan tek kişinin elinde toplanır. Sistemi kuran çoğu zaman fanatik insanlar olur ve kurdukları devleti dış ve iç düşmanlardan, hırsızlardan ve her tür ziyankarlardan korumak istiyorlar. Ama, düşmanlar ve her tür pislik gibi adlananlar, hangi kriterlerle belirlenir? Doğal olarak bu belirleme yöneticilerin eğitim, bilgi ve kültür seviyesine bağlıdır. Yıllar geçtikçe eğitim ve bilgi seviyesi artır, ama yeni gelmiş yöneticiler daha fazla hırsızlık ve Ülkeyi baltalamak özellikleri ile ayrılırlar. Ama bir şey değişmez olarak kalıyor. Devletin zenginliklerini (insan ve doğal) istenilen konuya yöneltmek imkanı. Bu da ülkenin çok hızla kalkınmasına ve ya çökmesine neden olabilir.

İkinci Dünya savaşı sırasında kısa menzilli, ama çok hızlı ateş imkanı olan “Katyuşa” adlanan füzeleri Sovyetler ve uzun menzilli büyük FAU füzeleri (Brown füzelerini) Almanlar yaptılar. Savaşın bitmesi silahlanmanın hızını azaltmadı, çünkü Amerikalıların elinde atom bombası vardı. Batı ve Doğu blokları arasında atom bombaları taşıyabilen uzak menzilli füzeler üretme programı başlandı. Sovyetlerde atom ve hidrojen bombaları üretimleri programından sonra bu en büyük önem taşıyan program idi. Bu program (5 sayfalık) Stalin (İosif Vissarionoviç Dzukatşvili, Gürcü asıllı, 1879 – 1953 yıllarda yaşamış ve 1922 yıldan ölümüne dek Komünist Partisinin lideri ve daha sonralardan aynı zamanda Devlet ve Genel Kurmay başçısı) tarafından 13 Mayıs 1946 yılda imzalandı.

1942 yılında katyuşalar seri üretime başlandı ve 1943 yıldan sonra Zeldovich Sibirya’da atom ve hidrojen bombaları konularında çalışmağa başladı. (Uygun ortamlarda Zeldoviç’ten ve onun arkadaşları olan bu dehşet saçan silahları yapan en büyük uzmanların, silahların yapımı ortamından, yerlerinden ve Devletin en başında olan insanların davranışlarından bir sürü konuşmalar duymuşum ve sorularıma cevaplar almışım. 70- 80 yıllarda bile bu sohbetler çok gizli konuşulurdu. Kısa şekilde olsa da bunları bekle de yazdım.) Burada doğal olarak Rusya arşivleri açılandan sonra gazeteler da yayımlanmış evrakları da kullanıyorum.

Stalin tarafından imzalanmış bu çok önemli ve çok gizli kararın ne şekilde olduğu ilgi konusu olduğundan onun küçük kısmının Türkçeye çevirisini veriyorum:

“Tam gizli olarak” (Özel dosya)

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği Başbakanlık Müsteşarlığının Özel bölümüne 24 saat içinde geri verilmeli.

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliyi Baş Bakanlığı.

Karar No 1017 – 419 tamamen gizli

13 Mayıs 1946 yıl tarihli, Moskova, Kremlin.

Cetlerle silahlanma soruları

Füzelerle silahlanmayı, bu konudaki bilimsel araştırmaları ve deneysel çalışmaları çok önemli problem görerek, Başbakanlık karar alır:

1-Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği Başbakanlığına bağlı jetlerle silahlanma problemini çok önemli görerek, aşağıdaki terkip de Özel Komite oluşturulsun:

Malenkov G.M. – başkan

Ustinov D.F. – başkan yardımcısı

Zubovich İ.G. –başkan yardımcısı …”

Malenkov o zaman Politik (Siyasi Büro) üyesi, Başbakan (Stalin’in) yardımcısı idi. Stalin onu kendi vazifesine (Başbakan olarak) yetiştirirdi. Sovyet sisteminin kurucusu olan Lenin’in (Ulyanov Vladimir İlich, 1870 - 1924) zamanında Başbakan vazifesi, partinin Genel Başkanından daha önemli sayılırdı. Lenin 1924 yılın ocak ayında, uzun çeken hastalıktan, ölenden sonra onun yerine Başbakan olarak Buharin getirildi. Ama Lenin hasta olduğundan 1922 yıldan başlayarak, Stalin tüm hakimiyeti kendi elinde toplamağa başlamıştı ve bunu başarmıştı. Stalin yaşamının sonunda Başbakanlık görevini Parti liderliğinden daha önemli duruma getirmeyi arzusunda olmuş ve bu iki görevin bir kişinin elinde olmağını istemiyordu. Bu nedenle de Stalin öldükten sonra Başbakan görevine Malenkov ve Parti Liderliğine Hrushev (Kruşçev) getirildi. Ama Hrushev daha güçlü çıktı ve Başbakan görevini üçüncü önemli görev durumuna saldı. Hatırlatalım ki Sovyetler Birliğinde önemine göre şu sırada gelirlerdi. Parti Lideri, Parlamento Başkanı, Başbakan, Parti liderinin ideoloji meseleler yardımcısı, KGB başkanı, Milli Savunma bakanı, Dışişleri bakanı, Moskova ve Leningrad illeri parti liderleri (bu görevlerde çalışanlar mutlak Politik Büro üyesi olurlardı). Bunlardan sonra Merkezi Komitenin katipleri ve Başbakanın birinci yardımcıları gelirlerdi. Üstinov Milli Savunma bakanı olmuş. Komite üyelerinden Berg A.İ. sonralar Akademi üyesi oldu ve bir kere kahraman adı kazandı. Füze üretim teknolojisi yeni tip uçaklar yapımınkinden çok farklı olduğundan ve çok önemli diğer işleri yaptıklarından, ünlü uçak proje mühendislerinin hiç biri bu komitenin üyesi değildi. (Türkiye de ünlü sözü geniş kitle arasında tanınmak anlamına gelir. Bu bir katil ve hırsız da olabilir. Böyle insanlarla gurur da duyulur. Ama Sovyetlerde bu yasak idi. Ünlü insan olarak tanınanlar, ülkesi ve milleti için büyük ve Dünyada saygı ile karşılanan işler yapanlar olurdu. Bende ünlü sözünü bu anlamda kullanıyorum.)

Füze üretimi ile bağlı olan işleri Stalin direkt olarak kendi kontrolünde tutacağı da, kararda altı çizilerek yer alıyordu. Komite, bizzat Stalin’in kendisine, muntazam surette, plan ve programları, her üç aylık mali ayrılmaları rapor etmeli idi. Bu kararda Dört çok büyük bilimsel araştırma merkezlerinin oluşturulmasının yönergesi verilmişti: 1. Füzeler; 2. Füze muharrikleri; 3. radyo bağlantı cihazları; 4. jiroskoplar üretimi. Kararda kongre meseleleri de yer almıştı: Füze deneme poligonlarının yerlerinin belirlenmesi, Alman FAU füzelerinin bulunmuş kalıntı ve parçalarında 10 tane A -4 (FAU-2) füzesi yığmak, özel amaçlı ekseri birliklerin kurulması ve bir çok diğerleri.

Özet olarak karar, bir büyük skalada ülkenin seferberlik planı idi. Bu plana göre, büyük ve çok karmaşık bilim ve teknik meselenin çözümü için intelek (müdrike) gücünü, finans imkanlarını ve sanayini konsantrasyon edilmeli idi. Unutmamak gerekir ki bu yıllarda atom bombası programı Sovyetler birliği için bir numara olarak kalırdı. Fiziki - kimyacı Semyonov N.N. zincirleme kimyasal tepkimeleri oluşturduğu için Nobel ödülü ve iki kes Sovyet kahramanı adı almıştı (1966, 1976). Üç kere kahraman Hariton ve Zeldoviç 1939 yılda zincirleme atom tepkimeleri konuda ilk teorik makalelerini yazmışlar. Ama Amerika da teorik fizikçi Oppenheimer Robert başçılığın da 1945 yılda atom bombası yapılmış ve Japonya da kullanılmıştı. Doğal olarak Sovyetler tüm gücünü atom bombasının üretme imkanını bulmak ve üretimine geçmeye serf ediyordu. Sovyetler Birliyi Atom bombasını 1949 da ve hidrojen bombasını 1953 yılda elde etti. Çok ilginçtir ki Sovyet atom ve hidrojen bombalarının üretiminin başında duran üç teorik fizikçiler, her biri 10 yıl yaş farkı sırası ile, Hariton, Zeldovich ve Saharov, Oppenheimer gibi Yahudi kökenlidirler.

2. Korolyov’un R -7 Füzesi.

Aynı 1946 yılda Doğu Almanya da büyük bir Bilim merkezi organize edildi. Bu merkezinde ürünlerini ve fikirlerini denemek için, merkeze bağlı olan bir fabrikası vardı. Kısa zamanda merkezde çalışan Sovyet uzmanlarının sayısı 700 e ve alman çalışanlarının sayısı yaklaşık olarak 6000 ulaştı. Bu merkezin çalışması sonucu, bir buçuk yıl geçmeden, deneme için 11 tane A -4 (FAU-2) markalı füze hazırlandı. Bir yılda bundan sonra, 10 Ekim 1948’de, Hazar denizinin güneyinde yerleşen, Astrahan iline bağlı olan, Kapustin Yar uçuş alanından Sovyetlerin kendi (Almanlarla ilişkilı olmayan) R – 1 markalı füzesinin uçuşu denendi. (R- Roketa -Füze sözünün birinci harfi dır.) Bu da Sovyet uzmanlarının çok büyük hızla Alman teknolojisinin sırlarını öğrenmiş ve çok büyük hızla ilerlemelerinin göstergesi idi.

Almanya’nın yenilmesinden hemen sonra, Werner fon Brown (Alman FAU -2 sinin baş proje mühendisi) Amerika’ya götürülmüştü ve yeni tip Füzeler üretiminde çalışıyordu. Bunu ve Amerikanın ekonomik ve teknik imkanlarını göz önüne alsak, füze üretiminde Sovyetlerin önde olmasına inanmak imkansız olurdu. Ama Sovyetler birliyi çok ireli gitmişlerdi, bu da tüm kaynakların gerekli konulara yöneltilmesi imkanının ve çok ciddi şekilde çalışmaların sonucu idi. Aynı zamanda da bu, eski liderlerin ciddi olarak çalışmalarının ve uzmanlar için güzel imkanların oluşturulmasının sonucu idi. (O zamanlar KGB başkanı Beriya bile Zeldoviç ve arkadaşları ile çok saygı ile davrandığını biliyorum. Stalin ve Beriya, çok gaddar olmaklarına rağmen (Lenin ve diğer çok sayıda devrimciler çok kadar olmuşlar), kesin biliyorlardı ki, örneğin Bakan görevine insan bulmak, büyük bilim adamı elde etmek den çok daha kolaydı.) Böyle çalışma sonucu Sovyetler Birliyi ilk kıtalar arası Füzeleri elde etti ve 4 Ekim 1957 yılda ilk uydunu Dünya yörüngesine fırlattı. Daha sonra 12 Nisan 1961 yılda, Yuriy Gagarin, ilk insan olarak Kozmosa çıkarıldı. Bu zamana kadar 99 Sovyet ve Rus astronotu (Rusça- kosmanaftı) Dünyanın dışına çıkarak görev yapmışlar. Doğal olarak Yuriy Gagarin’den önce ve sonralarda deneyler amacılı olarak hayvanlar ve bitkiler kozmosa fırlatılmışlar. Rus mucizesi olarak astronot uçuşlarının ilk devri adlanır.

Sovyetler Birliğinde Milli Savunma Bakanlığına bağlı fabrikalarda genelde seri üretime hazır olan silahlar yapılırlardı. Yeni projelerin üretilmesi ve gerçekleşmesi, çok büyük mali imkanları olan, Makine Yapma Bakanlığına bağlı, çok sayıda büyük gizli bilim-üretim birliklerinin ve fabrikalarının görevi idi. (Bu Bakanlığın adı hiç de Savunma Bakanlığına benzemiyor. Gerçek de bu da Savunma Bakanlığı idi. Bu oyun, Savunmaya yapılan masrafların az gözükmesi için yapılmıştı. Gerçekte Savunma masrafları Milli Bütçenin % 30’unu aşmıştı.) Aşağıda o zamanlar bu Bakanlığın Birinci Bakan Yardımcısı olan Sovyet Kahramanı Boris Balmontom’un yeni yayımlanmış yazısından bazı bölümleri kullanarak yazıyı devam ediyorum.

Yukarıda yazdığım gibi Sovyetler Birliğinin elinde hiçbir tane de uçuşa hazır şekilde olan FAU -2 Füzesi yok idi. Ama Amerikalılar 100 böyle füzenin parça ve bağlantılarını New Mexico eyaletinde ki Füze deneme merkezi White Sendse getirebilmişler. Onlar bu Füzelerden birini 1946 yılının Mayısında uçurmuşlar, yani iki buçuk yıl Sovyet Füzesi R -1’den önce. FAU -2 Füzesini ise Sovyetler Ekim 1947 yılda uçurmuşlar. Ve ilk R -1 Füzesi uçandan sonra çalışmalar pratik olarak tamamen Almanların iştiraki olmadan devam etmiştir.

Doğal olarak kıtalar arası Füzeler içi en önemli amaç, ağır atom bombalarını hedeflere ulaştırmak idi. Bu meselede, rekabet yalnızca ülkeler arasında değildi. Çok sert rekabet Sovyet füze üreten firmalar arasında da var idi. Başbakanlığın 20 Mayıs kararı ile R -7 füzesinin işlenmesi Korolyovun Deneme Konstrüksyon Bürosu -1‘e verilmiştir. (Başta adlarını verdiğim en ünlüler gibi, S.P. Korolyov da Akademi üyesi idi. Kahraman adlarını 1956 ve 1961 yıllarda kazanmış ve Sovyet füzesi babası sayılır.) İki diğer kıtalar arası, kanatlı füzelerin işlenmesi ünlü Lavochnikov (daha hafif olan “Burya” – Tufan tipli füze) ve Myasishevski (ağır füze) Konstrüksyon Bürolarına havale edilmişti.

O zamanlar Devlet başçılarının planlarında uzaya uçuşlar hiç yok idi. Ama Korolyov üretilen savaş füzelerini modernize ederek, idare edile bilen, Uzay gemilerini de düşünüyordu. Mayıs 1954 yılda o, Ustinova birkaç ton ağırlıkta olan Uyduların Dünya yörüngesine çıkartmak planlarını takdim etmişti. Bu yazıda insanların Uzayda uçmak ve çalışmak imkanlarından da yazıyordu. Korolyov’un bu fikrini Keldış destekledi.

“Burya” adlı füzenin ilk uçuşu 1957 yıl 1 eylül da gerçekleşti ve başarısız oldu. 1960 yılın sonuna kadar bu tip füzelerin 18 uçuşu denenmiş ve bunlardan 8 başarısız olmuşlar. Burya füzeleri görünüşü ile, üçken şekilde kanatları olan, uçağı hatırlatıyordu. Kanatların altında, iki taşıtıcı füze yerleşirlerdi ve sırası ile, yakıtları bitenden sonra, ayrılırlardı. Daha sonra, yaklaşık 17.5 km yüksekliye ulaşmış füze, kendi tepkili motörünü ve yakıtını kullanarak uçuyordu. Bu tip füzenin son modelleri, Hazar denizinin güzeyinde yerleşen Vladimirovka uçuş alanından, Kamçatka’ya (Rusya’nın tam doğusunda yarım ada.) ulaşarak 6500 km yol gitmişti. Taşıdığı bomba ağırlığı 2350 kg idi. Ama aynı görevi, 27 Ağustos 1957 yılda, Korolyovun R -7 si daha büyük başarı ile sonuçlandırmıştı. Atom bombasını Amerika ya ulaştırmak için Burya’ya 2.5 saat dan daha fazla zaman gerektirirdi. O ki, R-7 oraya yarım saatte ulaşabilirdi. Bu ve mali zorluklarla bağlı olarak, Burya projesi kapanmış oldu. Daha önce de Myasishevskiye verilen proje kapanmıştı. Böylelikle Korolyov hem kendi ülkesinde ki, hem de Amerika ile olan rekabeti, kazanmış olmuştur.

R-7 Füzesinin biraz eski modeli R -5M, 1956 yılda atom bombası taşıyarak korkunç bir denemeden çıkmıştı. Eski Stalingrad, şimdiki adı ile Volgograd ın 100 kilometre uzaklığında yerleşen, Kapustin Yar uçuş alanından kalkarak, Rusya’nın arazisinden doğuya doğru (Ural nehrinin ve Kazakistan’ın doğusu üzerinden) 1200 km mesafeni uçtu. Atom bombası hedefe yaklaşarak, Kazakistan’ın Karakum çölünde, Aral nehrinin 150 km uzaklık da ve güneydoğu yönünde yerleşen alanda patladı. Atom bombası, bir kaza sonucu, füze kalkan alanda veya yolda patlayabilirdi. Böyle bir riski hem proje mühendisleri, hem de Devletin başındakiler göz önüne almışlardı. Ama Amerika ile soğuk savaş ve birincilik arzusu, böyle olabilesi felaketlerden üstün gelirdi. Böyle deneyler daha sonralar yapılmadı. Ama çok sayıda atom ve hidrojen bombaları Kazakistan çöllerinde patlatıldı. Daha külcü, daha farklı bomba yapma aşkı, en fazla Saharovda idi. O hep bombanın patlayıştan sonraki ziyanlarını azaltırdı. Ama bu denemeler Kazakistan’ın çöllerindeki çobanların, hayvanların ve kuşların ölümüne neden olurdu. Hariton ve Zeldoviç Atom bombası işlerinden 1957-58 yıllarda uzaklaştılar, ama Dünyada barışı koruyan gibi Nobel ödülü almış Saharov uzaklaşmadı.

Korolyovun ünlü R -7 Füzesi devamlı modernize olunarak ve değişen amaçlara hizmet ederek devam etti ve ediyor. Dünyada herkesin duyduğu “Vostok” ve “Soyuz” ( Doğu ve Birlik ) R -7’nin modernize olunmuş halleridirler. Bu günde Dünyanın yörüngesine yük taşıyan ve idare edilen gemilerde onlardır. Örneğin 2005 yılda kozmosa 26 taşıyıcı- füze çıkış yapmışlar. Bu yaklaşık Dünyadan kalkan füzelerin yarısı idi. Dünya yörüngesine kozmos da çalışmak için 35 cihaz çıkarılmıştır. Bunlardan 14 di Rusya Devletinin gerekli işlerini yapmak için.

Doğal olarak bilimin ve teknolojinin hızla ve güçlü şekilde gelişmesi beni çok sevindirir. Amma bunlar tüm insanların sağlığına ve ekonomik durumuna yardımcı olursa ve özellikle kendi halkına. Ama bu her zaman böyle olmuyor. Allah tarafından halklara verilen zenginlikler bile ( petrol, doğal gaz, balık ve tüm doğanın zenginlikleri ), örneğin, Kafkasya, Orta Asya ve diğer doğal zenginlikler bol olan yerlerde. Buralarda insanların bazıları milyon dolarları para olarak saymıyorlarsa da, nüfuzun yarısının ekmekle domatesi bile, doyunca yemek imkanları yok. Böyle olduğunda, insanların vatana ve liderlere sevgileri çok fazla artıyor ve durumlarının kötü olmasını, dış düşmanlara bağlıyorlar. Sovyetlerde de benzer durum vardı. İnsanlar çalışıyor di, paralar daha fazla atom bombaları, füzeler ve diğer silahların üretimine gediyor di. Ülke güçlü oldukça liderlere saygı artıyor di. Ama genelde Ruslar silahlanmayı çok sevseler de, kendi durumlarını kritik şekilde tartışmağı severler. Medyada ve kültür alanında çok sayıda Yahudi ve Ermeni olması, çok sayıda siyasi fıkraların ve insanları uyandıran sahneler ortaya çıkırdı. Bu fıkraları yayılması da, yurt dışından destek alırdı.

3. Yıldızlar Savaşı Devri. “Buranlar” – Kar Fırtınaları

1972’ yılında Amerikalılar “Space Shuttle“- uzay gemisi programı üzerinde çalışmalarını ilan ettiler. Sovyet uzmanlarının hesaplamaları gösterdi ki Uzaya çıkmak için yararlı olan kıtalar arası füze sistemlerinin bu yolla geliştirilmesi ekonomik olarak elverişli değildir. Ama askeri alanda önde olmak, diğer ülkelere akıl ve yüksek yaşam seviyesi ile değil, güç ile baskı yapmak daha kolay. Diğer yandan ülkenin insanları da ekseri gücü daha fazla önemsiyorlardı. Amerikalıların Shuttle lerinin Sovyet füzelerinden bir üstünlüyü olacaktı. Onlar daha manevra olacaklardı ve kozmosta uçarken, bir anda yönünü değiştirip, Moskovanın üzerine gelerek Kremlini vura bilirlerdi. Böyle bir atom bomba patlayışı korkunç bir olaydı. Üst yüzey bilim ve teknik uzmanları bu tehlikeyi Ustinov ve Brejnev’e anlatmağa çalışıyorlardı. Sonuçta Shuttle benzer uzay gemilerinin üzerinde çalışmaların başlanmasının gerekli olduğuna Akademinin Başkanı Keldış ve Savunma Bakanı Ustinov vardılar. ( Sovyetler Devletinde bilim üretimi ağırlıklı olarak akademinin çok sayıda ve çok büyük enstitülerinde ( bilim merkezlerinde ) gerçekleşirdi. TÜBİTAK toplam olarak oradaki büyük bilim merkezlerinin biri ile kıyasta bile, büyük sayılmaz ve yapabildiği işlerle ise, kıyaslamak bile doğru olmaz. Orada Akademi başkanı Ülkedeki tüm bilim ve teknolojini koordine eden kurumun başında sayılırdı. Akademi başkanı aynı zamanda, Parlamentoda ve parti başkanlığında bilim ve teknoloji gruplarının başkanı görevini yapıyordu.) Keldış Sovyetlerin parti lideri olan Brejneve mektup yazarak Shuttle benzer çok kez kozmosa uçup dönebilen gemilerin üretilmesinin önemini anlattı. Bu da 1976 yılda böyle gemilerin üretilmesine yol açan, gizli kararın çıkmasına neden oldu.

Şimdi yazılanlara göre, Shuttlenin savaş hedefi olan yeri vurmak için manevra başlaması ve hedefe ulaşması arasında 4 (dört ) dakika zamanın geçmesi gerekirmiş. Diğer yandan, atom bombası taşıyan füzeleri ile yüklenmiş savaş gemileri, Sovyetler ülkesinin dört bir yanında yüzüyorlardı (Aynen Amerika çevresinde Sovyet gemileri yüzdükleri gibi.) Ve bu gemileri kullanarak atom bombasını (Burada ben hep atom bombası sözünü kullanan zaman onun çeşitlerinden söz etmiyorum, ama onların farklı amaçlı ve farklı güçler de olduklarını okuyanlar bilmeliler.) Moskova ya 5 (beş) dakikada ulaştırmak imkanı vardır. Burada verilen zamanlar füzelerin hedefe yöneltilmesi hazırlığının belirlenme (keşfetme) imkanından sonraki sürelerdir. Ama Shuttel tipli gemilerin savaş amaçlı, çok farklı imkanları da vardı.

Ama olan olmuştu. Brejnev kararı imzaladıktan sonra idare edilen (pilotluk yapılabilen) ve defalarla kozmosa uçabilen uzay gemileri yapımına yönelen işlerde, yaklaşık 15 yıl içinde, bir milyondan fazla insan çalıştı. Bu işlere katılan kurum ve fabrika sayısı 1200 (bin iki yüzü aşıyordu). (Türkiye’de böyle konuşmalara çok fazla rast gelmek olur: Türkiye Dünyada en büyük süper güç olabilir. Buna liderlerimiz ve Türkiye de yaşayan mason grupları imkan vermiyorlar.) Her bir “Soyuz” (Birlik) tipli uzay gemisinin uzaya kaldırılması, ortalama olarak Sovyet halkına maliyeti 65 milyon dolar idi. Uçuş için yeterli kader güvenli olmayan Shattle’nin, her bir uçuşunun maliyeti 500 – 600 milyon dolar idi. Kullanış için gerekli olan ve kozmosa kaldırılan yükün bir kilosunun masrafı, Amerika’ya Sovyetlerinkinden 2 -3 daha fazla idi. Bunun nedeni onların daha kötü çalışması değildi. Onlar her bir çalışana ortalama olarak 3 – kat daha fazla para ödüyorlardı. (Bu iş hep böyledir. Bir ülke içinde bile. Örneğin Bakü’de ortalama olarak İngiliz firması, Türk firmasından 2-3 defa ve Azerbaycan firmasından 5 kere daha fazla ödeme yapıyor.) Sonuç da hem Amerika, hem de Rusya kozmosa 30 ton gerekli yükü taşıya bilen gemileri elde ettiler. Ama bu kader çok yük taşıyan gemilere şimdi gerek kalmadı (ikinci süper güç çöktü). Kazanan olarak Japonlar oldu. Onlar uzay bilimlerini ve teknolojisini çok geliştirdiler ve çok daha az masraflarla. Sovyetlerin Tufan tipli füzeler üzere çalışmaları, adına benzer olayla, Sovyetler Birliğini dağıtmağa yardımcı oldular. Zamanında, büyük “Buranın” meselelerini kısman çöze bilen ve çok daha düşük maliyeti olan, mini “Buran” üretimi planı da olmuştu. Ama bu mini “Buran” (kütlesi sadece 22 – 24 ton olan) planı kabul görmemişti. Bu tür, mini uzay gemilerini, daha küçük ve ucuz olan “Proton” füzelerinin modernize olunmuş türleri de kaldırabilirlerdi.

Yuriy Gagarinin kozmosa uçtuğu günden şimdiye kadar, Dünyanın çevresine 99 Sovyet ve Rus astronotu- kosmonaftı gitmiştir.

Bu güne kader Dünya çevresinde olmuş insanların ve Aya gedenlerin sayısı 440 olmuş. Bildiğimiz gibi Amerikalılar Ayın yüzeyine yenmeği ve sonra da oradan kalkarak Dünyaya dönmeyi becerirler. Sovyetler de ayın yüzeyine yenmeyi biliyorlardı ama kalkmağı bilmiyorlardı. Ama Ayın yüzeyine yendirilmiş mekanizmaları- makineleri (Örneğin Lunoxod – Ayda gezen) çalışırlardı. Bunları tamir etmek ve bazı parçalarını değiştirmek gerekirdi. Bu yakın yıllarda duyduklarıma ve okuduklarıma göre, bazı gönüllü uzmanlar bu işleri yapmak için kesin ölümü göz önüne alarak Aya gediyorlardı. Ama bunları gerçekten olduklarını kesin bilemiyorum. Zaten böyle bilgiler çok gizli tutulardı. Herkes biliyor ki, füze uçuşa kalkan ve uzay gemisinin (ve ya uyduyu) Dünya yörüngesine çıkartılmasına kadar, çok sayıda arızalar oluyor ve astronot adayları ölürler. Bu insanların adları gizli olarak kalırdı. Ama Sovyet astronotu Komarov Dünya yörüngesine kalktığı için adı duyuruldu (böyle uçuşların haberleri sabahtan akşama kadar verilerdi) ve sonra arıza sonucu uydu yörüngesini değişerek Dünyadan ebedi olarak uzaklaştı.

4. Uluslararası Uzay İstasyonları

Bilindiği gibi, uzay araştırmaları çok masraflı olduğundan, düşman ülkeler bile benzer konular da müşterek çalışmaları tercih ediyorlar. Uzun yıllardır idare edile bilen termonuklear tepkimeleri konusunda ki araştırmaları ve kozmik neytrino kayıt etmek çalışmalarını Amerika ve Sovyetler Birliği (şimdi ise Rusya) müşterek yürütüyorlar. Bu ülkeler birlik de, Uluslararası Kozmik İstasyonunu kurmağa başladılar. Ama şimdi, bu istasyonun planlandığı ve yapımı başlandığı şekilde, pek iyi olmadığını hem bazı Amerika ve bazı Rusya uzmanları tartışmağa başlamışlar. Örneğin Amerika da, böyle bir istasyonu yalnızca astronotların gedişi ve birlerinin diğerlerini değişmesi için, pek karlı olmadığını biliyorlar. Diğer yandan, bu istasyon, uyduların ve onların içinde çalışan cihazların tamiri için pek uygun değil. Böyle nedenlerle de çok masraflı olan Uluslar arası Uzay İstasyonunun gerekliği kuşku uyandırmıştır. Ama ortada bir Uluslararası anlaşma var ve böyle projeyi durdurmak çok zor. Benzer şeylere her bir ülke içindeki projeleri araştırsanız rastlaşa bilirsiniz, özellikle bilim ve teknoloji açısından az gelişmişlerde. Yetkililer böyle yanlış işlerin sürdürülmesinin devamını hep desteklerler, çünkü kendi prestijleri ve işlerinde ilerlemeleri, Devlet parasından çok daha önemlidir. Böyle yollarla Ülkede ve Dünyada tanınmak ve saygı görmek çok daha kolay.

Dünya yörüngesine çıkarılan her bir uydunun, tüm kullanış zamanı boyunca, gerekli yörüngede tutulması lazım. Ama çok seyrek de olsa, oradaki gazların oluşturduğu sürtünme küveti, Dünyanın kütle çekim küvetinin basit olmayan etkileri ve uydunun şekli ile bağlı olan bazı küvetler, onun yörüngesini yavaş – yavaş değiştirir. Bu etkileri zaman - zaman aradan kaldırmak da ek masraflar gerektirir. Yörünge ye gerekli düzelişler yapılmazsa, uydu Dünyanın atmosferinin daha yoğun katlarına girerek yanar. Ama uydu büyükse, onun parçaları yer üzerine düşerek tehlike yaratırlar. Örneğin Amerikanın, kütlesi 77 ton olan, Skyleb adlı uzay istasyonu, Avustralya kıtasının batısın da, nüfuzu az olan bölgeye düşmüştü. Uluslararası Uzay İstasyonun şimdiki kütlesi 180 tondur ve benzer olay baş verse, çok daha büyük tehlike ile yüzleşebiliriz..

5. Aya İnsan Uçuşları

Biliyoruz ki insanların bazıları karnını ekmekle doydurmağa uğraşır, diğerlerinin yemek, ev ve gezmek gibi ihtiyaçlarını kolayca giderir. Müzik, dans ve spor türleri her toplumun ilgisini çekse de, toplumların bunlara olan ihtiyacı aynı değil. Daha da fazla farklar toplumların temel bilimlere ve yeni teknolojiler üretimi isteklerindedir. Bu büyük istek Yahudileri, Japonları, İngilizleri, Almanları ve bazı diğer Avrupa milletlerini, Dünyada saygılı ve zengin yapmıştır. Füzeler üretmek ve kozmosa çıkmak o kadar masraflı ki, insanların bilgilere ihtiyaçlarını gidermek için, böyle projeler işe koyulmaz. Böyle projelerin hepsinin gerçekleşme kaynağı, yeni askeri silahların üretilmesi ve savaşlardan galip çıkmadır. Şimdiki zaman kıtalar arası füze ve atom bombaları sayısı açısından Rusya Amerika den geride değildir. Ama kalite acısından geridedir. Böyle durum yaklaşık olarak 20 yıl bundan sonraya dek devam edecek.

Uzun Yıllardır Ayda bir uzay üs kurmak dan söz edilir. Ekonomi açıdan idare edilen termonuklear istasyonlar için yanacak olan Helyum – 3 izotopunu Aydan getirmek, yerde toplamaktan (üretmek den) daha ucuz başa gelir. Ama böyle amaçlı istasyonun çalışmasına çok zaman vardır. Belki de yaklaşık 100 yıl.

Bilindiği gibi, termonuklear tepkimelerin oluşması için yaklaşık 10 milyon derece sıcaklığı elde etmek gerekir. Ama bu zorluğu Amerikalılar, yaklaşık 25 yıl bundan önce aştılar. Termonuklear tepkimeleri de idare ede bildiler. Ama alınan enerjinin maliyeti, giderin üzerinde oldu. Burada bilimsel açıdan çözülmemiş bir önemli problem kalmasa da, teknik açıdan çok zor problemlerin çözülmesi gerekir. Yaklaşık 40 yıl önce Sovyetler de havyarı, kimyasal yollarla elde ettiler. Aynen balığın ki gibi olmuştu, ama maliyeti çok fazla. Şimdiki zaman fizikçiler için, altını yapay yollarla elde etmek zor bir mesele değil, ama yene de maliyeti daha fazla olur. Önemli deneyler yapan zaman, örneğin kozmik neytrino detektörleri, için yüz tona yakın, altından paha olan galyum elementi kullanılır. Bu da bilimsel işlere büyük para masrafına alışık bir şey olduğunu gösterir. Ama Ayda uzay üs kurmak ve ya Marsa yenip – kalkmak, ülkenin ekonomisini çökeltecek kader çok para gerektirir. (“Buran” projesine benzer.) Bunu göz önüne alan “Rusya- kozmosun” başkanı, Ayda Uluslararası üs kurma programına çekintili bakıyor. Aynı projeni Amerikanın Kozmik Araştırma Merkezinin başkanı Longston da, Aya insanlı uçuşları desteklemiyor.

Şimdiye kadar uzaya kalkmış 440 astronot olmuş. Şimdiki zaman Rusya da uzay programı üzere çalışan astronot sayısı 38’dir. Bu sayıya, önceler uçmuş olanlar, uçmamışlar ve eğitim alanlar da dahildirler. Avrupa kozmos acentesine kayıtlı olan insan sayısı 12’dir, ama Amerikanın NASA’sında 95 astronot vardır.

Uluslararası Uzay İstasyonunda son 5 buçuk yılda, 11 ülkeden 116 astronot olmuş. Bunlardan ikisi: Rus Vinogradov P. ve Amerikalı Williams J., simdi orada çalışıyorlar. 1971 yıldan sonra, uzayda uzun zaman çalışan 6 “Salyut” (Top ile selamlamak- alkışlamak) tipli ve bir “Mir” (Barış) tipli istasyon Sovyet çalışmışlar.

Bilindiği gibi, ilk kozmosa uçan büyük hayvan Layka (Havlayan) adlı köpek olmuştu. Layka’nın başına neler geldiğini bilmiyoruz. Ama o Dünyada tanındı ve ona şiirler bile yazıldı (örneğin böylesi: Layka yapıyor ham – ham, bizler alırız ilham.) Daha sonra Gagarin uçtu ve yaklaşık bir saat kozmosta kaldı. Uçuştan önceden, onun kozmosta olacağı zaman, Hruşev’le telefon konuşması ve Dünyaya seslenmesi kasete ye yazılmıştı. Doğal olarak uydu Dünya yörüngesine çıktıkta bu kasetteki yazı seslendirildi. Sonralar bildik ki, çok genç ve sağlam Gagarin Füze yerden ayrılan zamandan kendini kayıp etmiş ve ininceye kadar yalnızca küfürler yağdırmış. İlk uçuşlara dayanaklı olmak çok zor olmuş. Sonralar kozmosa ihtiyar bile gitmişti. Şimdiki zaman, uydular ve kozmik istasyonlar çok sayıda savaşla bağlı olmayan meseleler çözüyorlar: İletişim, televizyon görüntüleri, hava durumu tespitleri, gemilerin izlenmesi ve yöneltilmesi, Dünyanın yüzeyinin ve iç katlarının öğrenilmesi, olabilecek depremlerin izlenmesi, Dünyada yapılamayan bilimsel çalışmalar ve diğerleri.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile