Hemen her gün ve hiç üşenmeden ve derin mi derin, bilgi yoğun, hukuk tekniği yoğun, sorumluluk yoğun, yürek yoğun, abide yazılar yazar, yüksek mevkili muhatabına, yüksek gerilimli elektrik çarpsa o kadar sarsmaz bir cereyan şiddetinde, uyarılarda bulunur, bunları, doruktaki bir hukuk adamı, İzmir Barosu Başkanlığı yapmış bir avukat olmasına karşın, sıradan bir yurttas sıfatından öte bir sıfat kullanmadan, o valiliğe, bu bakanlığa, o müsteşarlığa, bu müdürlüğe yollar, yasal cevap süresini hatırlatmayı ihmal etmez, bu çerçevede, görevlileri, hem de müstesna bir zarafetle, yerlerinden hoplatır, sonra hepsi hepsi, daha da kısa olmayacaksa, 12 saat sonra köşe başında kendisini bekleyen yeni bir hukuk savaşına kadar, alabildiğine insancıllık ve şefkat dolu gözler ve gönülle, sevdikleriyle kucaklaşmaya döner, bu arada, onların dertlerine biteviye koşmaktan bir nebze olsun yüksünmezdi...

Kaçtır, Dostlar'la, Sevgili Faruk’a, her türlü hukuksuzluğa karşı, amansızca açtığı bayrakla, 700 kilometre öteden ve biteviye sağladığı hukuk desteğine, gönül sıcaklığı üstüne gönül sıcaklığı katmak üzere, Kordon'da bir balık yemeğe, çağırıyordu...


Olamadı, bir türlü...


**

O'na, yurttaş olarak, arkadaş olarak, omuzdaş olarak, gönüldeş olarak, bir de Sevgili Faruk’un Abisi olarak, gönüllerimizin kırmızı gülleriyle bezeli, şükran ve minnet duygularımızı yolluyorum...

İzmirli Dostlarımız'dan, onları, kabrine serpmelerini diliyorum...


**

Nur içinde yatsın...


**

Ailesi'ni, Dostları'nı, sımsıcacık kucaklıyorum...


Baş sağlığı ve esenlikler diliyorum...

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Yönetici Giriş Paneli

Scroll to top